|
|
 |
 |
Okunma |
|
112 |
Kimileri inanırım derken kimileri inanmam der.
Acaba bu kader dedikleri elimizde midir? İnsan kaderini kendi mi çizer?
Eğer kendi çizebilse bile ya da farklı yollardan geçse de hayat aynı sonla mı biter?
Biz ne kadar uğraşırsak uğraşalım, yolumuzu sürekli değiştirip başka bir yola sapsak bile bütün yollar aynı noktada mı birleşir?
Kafamda cevabını bulamadığım bunun gibi daha nice sorular var…
Sanki elimde yapılmayı bekleyen, şekillenmeye can atan bir puzzle kutusu var. Hangi puzzle parçasını nereye ait olduğunu bilmek bir yana dursun puzzle parçalarının yarısı eksik.
Küçücük bir çocuk her güneş doğduğunda bana bir puzzle parçası uzatıyor. Bu tek parça hem puzzle'ımı tamamlamama yardımcı oluyor hem de minicik ışığıyla günümü aydınlatıyor ve her gün mutlu olmam için bir neden doğuruyor.
O minicik çocuk bana hangi puzzle parçasını verirse versin sonunda ortaya aynı resim ortaya çıkacak. Elimizde olmayan kader bu işte. Herkes tek bir tabloya sahip ama herkesin tablosu yani kaderi birbirinden apayrı.
Bir de elimizde olan kaderimiz var. Bu hangi puzzle parçasını ne zaman yerleştireceğimize bağlı. Bu ikisi de hayatın ta kendisi. Neyi ne zaman yapacağımız ve sonuçlarının ne olacağı bazen bizim elimizde bazen de hiç değil.
Ancak unutmayın ki o küçük çocuğun verdiği küçük bir puzzle parçasının minicik ışığı kaderimiz ne olursa olsun bizi mutluluğa ulaştırıyor. Yeter ki siz bu mutluluk icin avucunuzu açın.
Not=soru istek gorusleriniz icin iletisim bolumden bize ulasabiirsiniz...
|